Marley hayatında yaşadığı her dakikayı gırıgıra vuran biraz vurdumduymaz biraz hoppa bir hatun.Hani o kırılmamak için herşeyi hafife alan, insanınların kalplerinde derinlere inmesinden, bir yerlerine dokunup iz bırakmasından korkan insanlardan.Yüzeysel ilişkiler, bol içki ve dansla geçen sıradışılıktan uzak hayatı kanser olduğunu öğrenmesi ile değişir mi?İlk başta hayır.Marley yakalandığı ve belki de onu kısa bir süre içinde öldürecek hastalığına “göt kanseri” der, karşısına çıkan Whoopie Goldberg suretindeki tanrı ile şakalaşır hatta üç dilek hakkı sorulduğunda hiç düşünmeden cevap verir ikisine ama üçüncüsü Marley’in hayatında asla itiraf etmeye cesaret edemediği bir eksikliği dile getirmek olucaktır ki onun için de hala zaman vardır.Marley ölmek üzere olan ve ölüceğini bilen tüm normal insanların geçtiği evrelerden birer birer geçer önce umursamaz sonra kabullenmez sonra şiddetli bir öfkeye sonra da acı bir umutsuzluğa kapılır ama en sounda… Marley tüm bu evrelerden geçerken yanında artık evlilliklerini çoktan gömüp helvasını yemiş anne babası, evli çocuklu arkadaşı, onun gibi uçuk ressam kankası, gay kapı komşusu bir de en önemlisi doktoru Jullian vardır.
Yine etkileyi ismine tav olduğum filmlerden birini büyük bir hevesle oturup izledim ve çok çok güzel bir hediye paketinin içinin boş olması gibi bir hissiyatla bitirdim.Filmin anlattığı hiçbir şey olmaz mı?Belki izleyip beğenenler şimdi bana ne anlarsın sen ile başlayan bilumum cümleler kurmaktalar ama cidden bir fimin anlatmak istediği bişeyi bu kadar anlatamaması mümkün mü?Tamam ölmek üzere olduğunuzu keşfediyorsunuz ve artık hayatın tadını çıkarmaya karar verdiniz eee yani bu hikayeyi tam da bu anda diğerlerinden farklı kılan bişey olması gerekmez mi ama yok.Tamam farklı bir yanı olmasın ama klişelerden de gitmesin be kardeşim.Bir kere tanrı neden zenci silüetinde olmak zorunda bıkmadılar mı bu durumdan onu geçtim her filmde kapı komşusu gay olmak zorunda mı hadi oldu, maskülen görünümlü bir zenci olmak zorunda mı hayır böyle bir gerçek var mı tüm kel zenciler gay diye biz mi bihaberiz.Jullian rolündeki Gael Garcia Bernal bu kadar mı harcanır rolünde bu kadar mı sırıtır?Filmin tek beğendiğim yanı filme aynı zamanda ismini veren A Little Bit Of Heaven takma adlı Vinnie’ydi.Bence çok güzel bir renk ve derinlik katmıştı filme.Bundan öte de beğendiğim hiçbir şey olmadı filmde.İlla izlerim diyorsanız zaman harcamayın fragmana bakın herşeyi gösteriyor zaten bir sürpriz yok






