6 Yorum

Om Shanti Om (2007) – Neler yazıldı benim kaderime?

Uzun zaman önce izlediğim ama bugün bile bende aynı etkiyi bırakan bir film anlatmaya karar verdim size. Artık sağır sultan bile benim bitmek bilmek bilmeyen Bollywood aşkımdan haberdardır. En büyük nedenlerinden biri şüphesiz ki “kral” lakaplı Shakhruh Khan. Onun olmadığı bir Bollywood filmini sevmişliğim, beğenmişliğim çok nadirdir tabi illa o var diye izleyip beğenmediğim filmler de olmuştur ancak sevdiklerim daha çoktur doğrusu. Bu film bana göre bu beyefendinin en iyi filmi alınmaca, gücenmece yok. Rolüne bu kadar çok yakıştığı, hep aynı şeyi tekrarlıyorumun dışına çıkıp özgünlüğünü, yeteneğini, karizmasını konuşturduğu bir film var karşımızda. Belki de bu yüzden senaryo ne kadar sarksa da, klişelerden gitse de, olay örgüsü bir çırpıda çözülüp, misilim konu biraz havada kalsa da sevdiriyor, izletiyor sonra da hatırlatıyor kendini.

Tabi Bollywood filmleri ile ilgili yazı yazmanın bazı açmazları vardır; bir kere filmler öyle uzundur ki asıl meseleye gelindiğinde filmin yarısı olmuştur bile, konu orada başlar ama o kısma kadar filmi anlatmak okuyucuda daha ne kaldı yazmadığın izlenimi doğurabilir. Om Shanti Om da işte o filmlerden biri filmin asıl meselesi başladığında çoktan filmin yarısı geride kalmış oluyor. Ben filmin asıl mevzusunu burada anlatmaya karar verdim ama umarım fazla spoiler vermeden ve sonunu çok fazla ifşa etmeden. Evet yine uzun bir girizgahtan sonra olaya dönecek olursak;

Om Prakash Makhija, bir gün ünlü bir aktör olma peşinde küçük figüranlıklarla idare etmekte.
Hayalleri büyük ama imkanları, şansı, hayallerine göre epey küçük. İsmi bile bir gün ünlü bir yıldız olamayacağını haykırıyor ona adeta. Ama ne yılmaya ne de o büyük hayallerine dur demeye niyeti var aksine o hayaller her gün biraz daha büyüyor biraz daha, biraz daha… belki de en büyük hayali ise güzeller güzeli yıldız Shanti Priya. Shanti onun sevdası, hayalerinin asıl nedeni ve gayesi, yüzündeki bir gülücük Om’un dünyasını aydınlatan ışık.
Bir gün tesadüf bu ya Shanti’nin hayatını kurtarıp o deliler gibi aşık olduğu kadına hiç ummadığı kadar yaklaşıyor, Shanti ile dost oluyor.

Ama hayat biz planlar yaparken başımıza gelen şeylerdir ya Om’un tüm hayalleri, planları ve hatta kaderi öğrendiği bir gerçekle yıkılıyor. Hayal kırıklığı, yaşayamadan biten aşkı dünyasını bomboş bırakıyor. Shanti bir an için ona nefes kadar yakın olsa da aslında çok uzakta, elle tutulamayacak, aşkla ulaşılamayacak kadar hem de.Om da acıda olsa anlıyor bunu kendi yoluna gitmeye karar veriyor, kızgın değil ama kırgın kaderine. Shanti’ye elveda derken içinde yaşadığı koca kar küresini sallayıveriyor biri ve Om nasıl olduysa koca bir yangının ortasında biricik Shantisi ile çaresiz alevlerin içinde kalakalıyor.

….

Bugün inandım ki, filmler gibi hayatlarımız da sona doğru yola giriyor.

“Mutlu Sonlar…”

Eğer terslik varsa, henüz “son” değildir.Yani film daha bitmemiştir.

30 yıl sonra Hindistan’ın en ünlü film yıldızı Om Kapoor ödülünü almak için sahneye geldiğinde hiç aklında yokken bu cümleleri kuruyor kendini izleyenlere.30 yıl önce basit bir figüran olan Om Prakash Makhija’nin hayali ödülünü alırken söylediği aynı cümlelerle.Om Kapoor’un hayatında çözemediği pek çok şey var hiç düşünmediği bir konuşmayı nasıl yaptığı gibi, ateşten niçin korktuğunu bilememesi gibi ve zırt pırt karşısına çıkıp ona oğlum diye sarılan yaşlı teyze gibi.Ama ödül gecesi içine çöken hüzün, bilemediği o his karşısına çıkan yabancı ile açığa çıkıyor.Ve film asıl o zaman başlıyor…

Om Shanti Om insanı hazırlıksız yakalayan filmlerden eğer konusu ile ilgili bir şeyler okumadıysanız benim gibi, spoiler yemediyseniz bir yerlerden epey şaşırabilir noluyoruz hacı diye sorabilirsiniz bir anda.Filmin afişi beni uzun bir süre yanıltmış, izlememi engellemişti ben basit bir  aşk hikayesi bulucağımı düşünürken, sonsuz bir aşka ve geç de olsa gelen bir adalete tanık olmuştum sonunda. Benim gibi önyargılı şebelekler varsa aranızda çok geç olmadan izlesin bu filmi. 

Filmin tabi ki eksileri var onlardan bahsetmemek sizde bir filmi körü körüne beğendiğim izlenimi bırakabilir. Bir kere evet başta da söylediğim gibi Bollywood klişelerinden giden bir film ama bu klişeleri bir dalga konusu olarak yansıtmış yönetmen.Yani Bollywood’u Bollywood yapan pek çok detayla göstere göstere dalga geçmişler.Kazananı çoktan belli film ödülleri ile, bazen filmle hiçbir alakası olmasa da ortaya dökülen şarkı ve danslarla ama en önemlisi de Shakhruh Khan kendisi ile bolca dalga geçmişti bu filmde.Birbirinin tıpatıp aynısı olan iki filmle en iyi oyuncu dalında aday olup kazanması herhalde Bollywood’un en ironik yanını gösteriyor bize.Ama bence filmin en eksik yanı asıl mevzunun çok havada kalması idi ki bu da filmin uzunluğundan kaynaklanıyordu bence, bir de klasik Bolllywood filmleri geleneğinden dediğim gibi filmin yarısı gelir mevzu yeni başlar sonra senaryo adeta dört nala sona gelir ve her şey son dakikada çözülüverir.Ancak tüm bu olumsuzluklara karşın kendi kendini, içinde bulunduğu sektörü eleştirebilecek kadar cesur hatta bunu yaparken pek çok Bollywood starını (Ashkay Kumar, Abhishek Bachchan, Hrithnik Roshan vs.)buna dahil edebilecek kadar güçlü bir film Om Shanti Om.

Ve beğendiklerim yukarı da saydığım tüm eksilerden sonra bu filmde o kadar çok şey beğendim ki ben yazsam bir destan da bu yazıda olur.Ama en çok beğendiğim tabi ki filmi film yapan müzikler her biri akılda kalıcı, güzel ve orijinal şarkılar filmin en büyük artısı- ki yazının sonuna bir kaç tanesini koyacağım dinleyin bana hakverin-Oyunculuğa hiç deyinmeyeceğim zira söyledim zaten Om rolünde Shakhruh mest ediyor.Ancak yanında bu filmde tanıyıp sesi ile büyülendiğim Arjun Rampal olması da büyük bir artı bence.

Bu film ile sinemaya adım atmış güzeller güzeli Deepika Padukone belki oyunculuğu ile pek fazla göz doldurmuyor ama güzel gözleri ve gülüşü ile açığı kapatmayı da beceriyor hani.

ve beğendiğim bir kaç sahneden yaptığım gifleri de sizlerle paylaşmadan edemedim zira hepsi benim çocuğum gibi :D

Om ile Shanti’nin bu sahnedeki bakışmaları…

 Burada yaptıkları dans ve yağan karlar ve renkler ve gözler…

 Bu cıbıl adam da ne ben yapmadım tövbe tövbe…

- Raj, adımı duymuşsundur

 Aha aha aha bu sahne en çok güldüklerimdendi :D

 

Yıkılan hayallerin bu destanına herkes Om Shanti Om der. 

Veeee son olarak çok çok beğendiğim soundtrackden bir iki parça aslında filmde ana bir tema müziği var ilk iki parçada aynı melodiyi dinleyeceksiniz ama anlamda hissettirdikleri de çok çok farklı.

ve benim en çok sevdiğim sözleri ile beni benden alan parça.Ayrıca bu sahne de mükemmel bir yönetmenlik işi bence.

hımm bir de bu parça ki tam çerezlik klipten hiç bahsetmiyorum tövbe tövbe :D

Bir de benim için değil ama pek çokları için belki de filmin en önemli parçası zira bu şarkıda Bollywood’un pek çok ünlü yıldızı Shakhruh Khan’a eşlik ediyor -ki bu bir filmde bir araya gelebilecek yıldızdan kat kat fazla misal Kajol’u, Salman Khan’ı Prity Zinta’yı Rani Mukerjii’yi ve daha kimleri kimleri bir arada görmek mümkün ama bence fazla uzun :(  

6 comments on “Om Shanti Om (2007) – Neler yazıldı benim kaderime?

  1. tavsiye için teşekkürler, ellerine sağlık :D

    • rica ederim ayrıca şiddetle tekrar tavsiye ederim :D

      • şarkıları dinlemeyi anca bitirdim :D 3idiots ile birlikte ilk izleyeceğim filmler olacak :) galiba benimde hint sinemasından nasibimi alma vaktim gelmiş :)
        tekrar eline sağlık :D

      • ooo süper 3 Idiots da çok iyi bir filmdir umarım ikisini de en kısa zmanda izler ve seversin böylece Hint sineması bir fan daha kazanır :D nasıl şarkılar güzel ama değil mi?
        tekrar rica ederim :D

  2. Bollywood’a Japon sineması gibi soğuk bakıyorum aslında.
    Ama sen anlatınca da izleyesim geliyor, bilmiyorum Fenaa’yı övüyor bazı takip ettiğim blogerlar; ne yapsam. Pekte sabırlı biri değilim güzel bir filmle başlasam gerisi gelir de.
    O filmi nasıl bulacam bilmiyorum. Ama dard e diskoyu sevdim; hemen indirdim mizikçalarıma da yükledim. Acaba nerden başlasam devamı gelir?

    • sevgili Mrym bence çok önyargılı bakma dünya sinemalarına illa seviceğim ya da izleyeceğim diye de kasma keyfin yerinde olduğu bir zaman yani havanda olduğun bir vakit tavsiyem bu film ile başlaman Fanaa ağır dram bir yapım belki havaya giremiyebilirsin ama Fanaa iyi filmdir güzel filmdir hatta yazımı da buradan okuyabilirsin yorumlar kısmında link de olması lazım ama bence bu film ile başla ve çok geç bir saatdde de başlama çünkü Hint filmleri oldukça uzun oluyor gece geç bir vakitte başlarsan sabaha doğru ancak biter dediğim gibi bence öncelikle tamamen Hint filmi ruhunu yansıtan bir film ile başla bu filmle ya da Rab Ne Bana di Jodi’de olabilir o da süper bir filmdir bu yazıyı da okuyabilirsin istersen bence seveceksin ve devamı da gelecek :D

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 124 other followers